Kripto Paralarda Enflasyon ve Deflasyon-banner-imageAkademi

Kripto Paralarda Enflasyon ve Deflasyon

Enflasyon ve Deflasyon Nedir?

Enflasyon, temel olarak bir ekonomide belirli bir miktar para ile ona karşılık gelen mal ve hizmet miktarındaki uzun süreli negatif değişim olarak tanımlanabilir. En basit ifade edilen şekli ile mal ve hizmetlerin fiyatlarında yaşanan artıştır. Enflasyon oranı da bu süreçteki fiyat farklılıklarının değişim oranını ifade etmektedir. Bir örnek üzerinden gidelim. Bugün 100 TL ile satın alabildiğimiz bir mal ya da hizmet olduğunu varsayalım. Bir yıl sonra aynı miktardaki mal ya da hizmeti satın almak için ödediğimiz miktar 120 TL olur ise, %20’lik bir enflasyon oranından söz edebiliriz. %20’lik bir enflasyon oranı da bize fiyatların bir önceki döneme göre %20 artış gösterdiğini anlatır.

Deflasyon, enflasyonun tam tersi şekilde fiyatlar genel düzeyinde yaşanan uzun süreli düşüştür. Deflasyon durumunda fiyatlarda sürekli düşüş yaşanmaktadır. Bu da tüketiciler tarafından gerçekleşen harcamaların azalmasına ve ekonominin uzun vadede daralmasına sebep olmaktadır. Buradaki enflasyon ve deflasyon tanımları fiyat üzerindendir. Kripto paralar özelinde değerlendireceğimiz enflasyon ise arz miktarları ile ilgilidir.

Kripto Paralarda Enflasyon ve Deflasyon

Birçok kripto paranın arzı sınırlıdır. Örneğin Bitcoin, yaklaşık olarak 21 milyon adet olacak şekilde ortaya çıkarılmıştır. Bu sınırlı miktar hiçbir şekilde arttırılamaz ya da azaltılamazdır. Bu da her geçen gün artan Bitcoin talebini karşılayacak olan Bitcoin arzının bir noktada tükeneceği anlamına gelmektedir. Bitcoin dışında verebileceğimiz en büyük örnek, piyasa değeri açısından ikinci sırada yer alan Ethereum’dur. Ethereum’un kesin olarak sınırlandırılmış bir arzı bulunmamaktadır. Bu, birçok yatırımcının kafasında sınırsız sayıda Ethereum çıkarılabileceği gibi doğru olmayan bir bilginin oluşmasına sebep olmaktadır. İlk olarak Bitcoin’den başlayarak, bu iki majör kripto para biriminin arz ve enflasyon ilişkisini inceleyelim.

Bitcoin Arzı ve Enflasyonu İlişkisi

Bitcoin, maksimum 21 milyon adet üretilecek şekilde oluşturulmuştur. 22 Nisan 2021 tarihi itibariyle dolaşımdaki Bitcoin miktarı ise 18.686.162 BTC’dir. Bu da kabaca bir hesapla tüm Bitcoinlerin dolaşıma girmesine yaklaşık 2.3 milyon Bitcoin kalmış demektir. Yine kabaca bir hesaplama ile 21 milyon Bitcoin adetine 2140 yılında ulaşılması beklenmektedir. Bu hesaplama tüm şartların günümüzdeki şekilde devam etmesini esas almaktadır. Tüm arzının dolaşıma girmesinin önünde uzun yıllar bulunan Bitcoin’de ve ortaya çıkan teknolojik gelişmelerde neler yaşanacağı bu süreci belirleyecektir. Bu durumu ekonomi biliminde de sıklıkla kullanılan “Ceteris Paribus” (Diğer tüm durumlar sabitken) varsayımı altında değerlendirirsek, Bitcoin’in arzının sınırlı olması onu deflasyonist bir varlık yapmaktadır. Gün geçtikçe artan talep karşısında, aynı hızda artan bir arz miktarının olmaması durumunda teorik olarak fiyatın artması beklenir. Bu Bitcoin’de hem artan talep hem de azalan arz ile karşımıza çıkmaktadır. Bitcoin’de artan talep miktarına karşın, giderek azalan ve bir noktada bitecek olan bir arz miktarı bulunmaktadır. Bu sebeple de Bitcoin günümüzde birçok portföy yöneticisi, profesyonel yatırımcı ve bireysel yatırımcı tarafından enflasyondan bir kaçış yolu olarak tercih edilmektedir.

Aşağıdaki grafikte 2010 yılından itibaren dolaşımdaki Bitcoin miktarının enflasyon oranları görülmektedir. Grafikten de anlaşılacağı üzere Bitcoin arz enflasyonu giderek azalmaktadır. 2010 yılında %200 seviyelerinde gerçekleşen Bitcoin arz enflasyonu, 2020 yılında %2,5 seviyelerine kadar gerilemiştir. Bu da bize Bitcoin arzının giderek azaldığını ve çıkarılan Bitcoin miktarının azaldığını göstermektedir. Bu grafiğin gelecekte sıfır noktasına ulaşması ise (mevcut şartlarda) Bitcoin için kaçınılmazdır.

dolaşımdaki btc enflasyon oranı.png

Ethereum Arzı ve Enflasyonu İlişkisi

Ethereum, kesin bir sınırı olmamakla birlikte nistepen sınırlı diyebileceğimiz bir arza sahiptir. Ethereum mevcut sistemi ile Proof of Work (İş İspatı) fikir birliği mekanizmasını kullanmaktadır. Bu sayede ağda yer alan doğrulayıcılar, doğruladıkları her işlem için bir kazanç elde etmektedir. Coinmarketcap verilerine göre 22 Nisan 2021 tarihi itibariyle dolaşımdaki Ethereum miktarı 115.533.509 ETH’dir. Ethereum 30 Temmuz 2015 tarihinde “Frontier” protokolü ile çıkışını gerçekleştirmiştir. Daha sonra birçok protokol geliştirmesi yaşayan Ethereum’un son geliştirmesi “Berlin Geliştirmesi (Güncellemesi)” ya da Berlin Hard Fork’u 15 Nisan 2021 tarihinde 12.244.000 numaralı blokta gerçekleşmiştir. Aşağıdaki tabloda tüm Ethereum protokol geliştirmelerini, tarihlerini ve kaçıncı blokta gerçekleştiğini görmekteyiz.

tablo enf def.png

Bu geliştirmelerden Byzantium’a kadar her bloktaki ödül oranı 5 ETH iken, Byzantium’dan Petersburg’a kadar bu ödül 3 ETH’ye, Petersburg’dan sonra ise her blok için ödül miktarı yaklaşık 2 ETH’ye düşürülmüştür. 2020 yılının sonlarına doğru kontrat adresi açılan Ethereum 2.0 ile birlikte ise Ethereum, mevcut Proof of Work fikir birliği mekanizmasının yerine daha gelişmiş ve daha çevre dostu bir fikir birliği mekanizması olduğu bilinen Proof of Stake’e (Pay İspatı) geçiş için ilk adımını attı. Madenci kavramının ortadan kalkacağı ve yalnızca doğrulayıcıların yer alacağı bu sisteme geçiş tamamlanmadan önce 2021 Temmuz ayında EIP-1559’un gerçekleşmesi bekleniyor. 1559 numaralı bu Ethereum Geliştirme Teklifi’nde işlem ücreti olarak alınan ETH’lerin yakılması önerildi. Bu da Ethereum’da daha önce gerçekleşmemiş bir döneme gireceğimiz anlamına gelmektedir.

Aşağıdaki grafikte Ethereum’un ortaya çıkış tarihinden itibaren arz enflasyon oranları görülmektedir. Grafikten de anlaşılacağı üzere Ethereum arz enflasyonunda sürekli bir azalış gerçekleşmektedir. Bu da her geçen yıl daha az Ethereum ortaya çıkarıldığı anlamına gelmektedir. 2015 yılında yaklaşık %20 olan bu oran, 2020 yılı itibari ile %4,56 seviyelerine kadar gerilemiştir.

dolaşımdaki eth enflasyon oranı.png

Planlanan tüm geliştirmeler tamamlandıktan sonra Ethereum’da enflasyon oranının giderek azalacağı ve belirli bir seviyeden sonra Ethereum arzındaki artışın neredeyse durma noktasına geleceği tahmin edilmektedir. Aşağıdaki grafikte de yaklaşık olarak uzun vadeli Ethereum enflasyon oranı tahmini görülmektedir. Bu sebeple her ne kadar belirli bir sınıra sahip olmasa da bir noktadan sonra Ethereum üretmenin çok küçük miktarlara gerileyeceği bilinmektedir.

Ethereum-Enflasyonu.png

Sonuç olarak Bitcoin gibi kesin bir arz sınırına sahip olmasa da Ethereum arzının da sınırsız olduğunu söylemek mümkün değildir. Bir ağın güvenliği, merkeziyetsizliği ve dağıtık yapısı düşünüldüğünde ağdaki katılımcıların rolü kritiktir. Bu katılımcılar, madenciler ya da doğrulayıcılar ismi fark etmeksizin belirli bir ödül karşılığında ağda bulunmaktadır. Sınırlı arza sahip kripto para birimlerinde arzın sonlanması halinde blok ödüllerinin tamamlanması sonucu, madencileri teşvik edecek herhangi bir unsur bulunmaması riski ortaya çıkmaktadır. Bu açıdan Ethereum’un arzının sınırlı olmaması da uzun vadede ağın devamlılığı açısından kritik öneme sahiptir.